top of page

Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası Nedir?

  • Pelin ERDEMCİ ŞEREF
  • 12 Kas 2024
  • 4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 15 Kas



Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu)

Ortaklığın giderilmesi davası, paylı veya elbirliği ile mülkiyetin söz konusu olduğu

taşınır veya taşınmaz mallarda ortaklığın sonlandırılarak tarafların kişisel mülkiyetine

geçişinin sağlandığı dava türüdür. Ortaklar aralarında anlaşarak da bir paylaşma

sözleşmesi yapabilirler. Ancak tarafların birlikte maliki oldukları şey ile ilgili uyuşmazlık

yaşamaları, ortak bir noktada anlaşma sağlayamamaları halinde izale-i şuyu (ortaklığın

giderilmesi) davası açılması gerekir.

Ortaklığın giderilmesi davası uygulamada genellikle miras ortaklığı sebebiyle

mirasçıların açtığı bir dava çeşidi olmakla birlikte; elbirliği veya paylı olarak mülkiyetin

mevcut olduğu diğer hallerde de açılabilir.

Ortaklığın giderilmesi davası Türk Medeni Kanunu’nun 683. ve devamı maddelerinde

düzenlenmiştir. Ortaklık konusu taşınır veya taşınmazın satışı ise İcra ve İflas Kanunu

hükümleri gereğince yapılır.


Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davasını Kim Açabilir?


Ortaklığın giderilmesi davasını ortaklardan veya paydaşlardan herhangi biri açabilir.

Örneğin mirastan kaynaklanan bir ortaklık söz konusu ise; A’nın vefatından sonra kaç

mirasçı olursa olsun miras kalan taşınmazın paylaşılması ile ilgili olarak mirasçılar

arasında bir uzlaşma sağlanamıyorsa, mirasçılardan herhangi birisi söz konusu

taşınmazın paylaştırılması istemiyle ortaklığın giderilmesi davası açabilir.

Ortaklığın Giderilmesi Davası Kime Karşı Açılır?

İzale-i şuyu davasında dava açan taraf, dava konusu taşınır veya taşınmazın tüm ortak

veya paydaşlarını (davacı olanlar hariç) davalı olarak göstermelidir. Uyuşmazlık konusu

taşınır veya taşınmazın ortaklarından herhangi birinin davaya dahil edilmeden hüküm

kurulması kararın bozulmasına neden olacaktır.


Taraflar Hangi Hallerde Ortaklığın Giderilmesini İsteyemez?

Kural olarak ortaklar veya paydaşlar ortaklığın giderilmesini her zaman isteyebilirler.

Ancak bazı özel durumların bulunması durumunda ortaklığın giderilmesi istenemez.

a) Taraflar aralarında anlaşarak söz konusu taşınır veya taşınmazın paylaştırılmasını

sınırlandırabilirler. Ancak paylaşmayı isteme hakkı, hukukî bir işlemle en çok on yıllık

süre ile sınırlandırılabilir. Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler,

resmî şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir.

b) Paylı malın sürekli ve zorunlu bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti

devam ettirme yükümlülüğü bulunması durumunda ortaklığın giderilmesi istenemez.

Örneğin; İki taşınmazı birbirinden ayıran duvar, çit.


c) Kat mülkiyetine veya kat irtifakına tabi olan gayrimenkulde ortaklığın giderilmesi

istenemez. Bağımsız bölümler, bağımsız bir gayrimenkul gibi dava ve takip konusu

olabilir bunlarda ortaklığın giderilmesi istenebilir.


Alacaklı Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası Açabilir Mi?

Borçlunun elbirliği halinde ortak olduğu taşınmazlarda borçlu ortağın alacaklısı İcra

Hakiminden İcra İflas Kanununun 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine

dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir.

Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alınması zorunludur. İcra hakiminden yetki

belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan icra müdürünün verdiği yetki

belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen reddedilmeyip davacı tarafa

icra hakiminden yetki belgesi almak üzere süre verilmelidir.


Ortaklığın Giderilmesi Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?

Ortaklığın giderilmesi davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemeleridir.


Ortaklığın Giderilmesi Davasında Yetkili Mahkeme Neresidir?

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesi gereğince; “Genel yetkili mahkeme, davalı

gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. “

denmektedir. Buna göre ortaklığın giderilmesi davası davalının/davalılardan birinin

yerleşim yerinde açılabilir. Ayrıca kanunda alternatif yetkili mahkemelerin belirtildiği

hallerde bu mahkemelerde de ortaklığın giderilmesi davası açılabilecektir. Ancak

kanunda bazı konulara ilişkin kesin yetki kuralı öngörülmüştür. Kesin yetkinin

öngörüldüğü hallerde dava sadece kesin olarak yetkili kılınan mahkemede

açılabilir.

Ortaklığın giderilmesi davalarında genellikle uyuşmazlık konusu bir taşınmazın olduğu

da dikkate alındığında bu husus önemlidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.12’ye

göre; “Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol

açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda,

taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. İrtifak haklarına ilişkin davalar,

üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Bu

davalar, birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde,

diğerleri hakkında da açılabilir.” denmektedir. Dolayısıyla ortaklığın giderilmesi davası bir

taşınmaz üzerindeki ortaklıma ilişkin ise dava sadece ilgili taşınmazın bulunduğu Sulh

Hukuk Mahkemesinde açılabilir. Dava birden fazla taşınmaza ilişkinse,

taşınmazlardan birinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabilecektir.

Aynen Taksim Suretiyle Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu)


Bir malın paylaşılmasında kural aynen taksim, istisna satış suretiyle

paylaşımdır. Ancak pratikte taşınır veya taşınmaz malın niteliği gereğince aynen


paylaşım yapmak genellikle mümkün olmamaktadır. Fakat somut davada aynen taksimin

mümkün olması halinde mutlaka aynen taksim yoluna başvurulmalıdır. Aynen taksimde

bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi hâlinde eksik değerdeki

parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verilir.

Ortaklığın giderilmesi davasında hâkimin aynen taksime karar verebilmesi için dava

konusu şeyin niteliği, durumu gibi hususların dikkate alınmasının yanında taraflardan

herhangi birinin de aynen taksim bulunmalıdır. Ortaklığın giderilmesi davası açan

tarafın dava dilekçesinde aynen taksim talebinde bulunmaması hâkimin dava

sonucunda aynen taksim kararı verebilmesine engel değildir. Yani davacı talep

etmese dahi davalılardan sadece birinin bu yönde bir isteminin bulunması ve söz konusu

taşınır veya taşınmaz malın vasfının uygun olması koşuluyla hâkim ortaklığın aynen

taksim yoluyla giderilmesine karar verebilecektir. Ortaklardan hiçbiri aynen taksim talep

etmemiş ve uyuşmazlık konusu şeyin aynen paylaşım yapılması yoluyla çözüme

ulaştırılması daha yararlı ise hâkim davanın reddine karar vermelidir.

Satış Yoluyla İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi)


Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin

bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir. Taşınmaz satışları açık artırma yoluyla

yapılır. Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın

önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa, açık artırmayla satışa

hükmolunur. Satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi, bütün

paydaşların rızasına bağlıdır.


Ortaklığın Giderilmesi Davası ve İntifa Hakkı

Bir mal üzerinde paydaşlar intifa hakkı tesis edebilirler. Bir paydaşın kendi payı üzerinde

intifa hakkı kurması hâlinde, diğer paydaşlardan biri intifa hakkının kurulduğunun

kendisine tebliğinden başlayarak üç ay içinde paylaşma isteminde bulunursa; paydaşlar

arasında satış yoluyla paylaşmada sanki ilgili pay üzerinde intifa hakkı kurulmamış gibi

satış yapılır ve paylar dağıtılır. Kurulan intifa hakkı ise ilgili paya düşecek bedel üzerinde

devam eder. Ancak paydaşların tebliğden itibaren üç ay içerisinde paylaşma talep

etmemeleri halinde; söz konusu malda daha sonra satış yoluyla ortaklığın giderilmesi

halinde intifa hakkı da mal ile beraber devredilecektir. Yani artık intifa hakkının geçerliliği

etkilenmeyecektir.

Ortaklığın Giderilmesi Davası Açma Masrafı Ne Kadardır? Dava Masrafını Kim Öder?

Ortaklığın giderilmesi davası açarken davacı maktu harç öder. Yani dava açarken

ödenecek bedel taşınmazın değerine göre değişmemekte olup sabittir. Fakat ortaklığın

giderilmesi davasında karar verilip satış aşamasına geçilince veya davada aynen taksim

kararı verilince burada taşınır veya taşınmazın değeri (veya satış bedeli) üzerinden nispi


harç alınacaktır. Dava masrafını davayı açan ortak yani davacı ödeyecektir. Ancak dava

sonucunda söz konusu masraflar tüm ortaklara payları oranında yükletilir. Davacı da

kendisine düşen payın üzerinde yaptığı masrafları geri alabilecektir.

Ortaklığın giderilmesi sonucunda kazanan veya kaybeden olmaz. Dava sonucunda tüm

taraflar ilgili taşınır veya taşınmazdan pay aldıkları için belirli bir kazanımları olur.

Dolayısıyla dava kapsamındaki yargılama giderleri, harçlar ve mahkeme vekalet

ücretinden tüm ortaklar payları oranında sorumludur.

Samsun Avukat Arabulucu
  • Instagram
bottom of page